@birkedibiradambircay - 1kedi1adam1çay☕

*bookstagram📖 *Sosyolog, IK Uzmani 👨‍💻📃 *Resimler ve yorumlar şahsıma ait📸📃 *Olabildiğine umutlu bir insan canlısı☘⛅🐈
Advertisement
Azizi Bey Hadisesi || Kitap Yorumu  İçinde, yerini kestiremediği bir nokta çok şiddetli ağrıyor.Bazı günler midesinin ağrıdığını sanıyor, bazı günler kalbinin. Syf.11 
Ne gelmişti ki başına ? Hepsi hepsi yanlış yaşanmış bir aşktı işte. Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki ? Syf.18 
Hepinize soğuk ama umutlu sayılabilecek bir sonbahar İstanbulundan Merhaba dostlarım‍️ Uzun süredir yorum atmamış olmanın getirmiş olduğu heves mi desem yoksa her vize öncesi yakalandığım kitap okuma hastalığımı desem bilemedim ama içimde yoğun bir okuma isteği var bu aralar..🤷‍️ Yorumlayacağım kitap bana ablaliğın kan ile veyahut aynı anneden doğma ile bir alakasi olmadiğini layikiyla öğreten birtanecik ablam @fatma.senlik in hediyesi
Yazarımız Ayfer Tunç, kalemine aşina olduğum ve çok sevdiğim bir yazar. Diğer eserinde de olduğu gibi naif ve akıcı dili kitabi bir oturuşta bitirmemi sağladı. Tunç'un olay örgüsü arkasına gizlediği bazen hüzün bazen sevinç dolu duygularinı anlamaya çalişmak yarattığı karekterlerin ruhi çözümlemelerini yapmak bana inanilmaz bir zevk veriyor. Son sayfasini kapattığım resimde ki kitap da da böyle oldu. Aziz Bey'in ruhi durumlarini yaşadıklarini hiç istemediği halde babası gibi soğuk ve duvar bir adama dönüşmesini sevgisini gösterememesinin verdiği ömürlük acıyı kendimce irdeledim. Okurken yaşadıkları adeta gözümün önüne geldi ve bir kitap da kolay kolay hüzünleyemeyen biri olaral hüzünlenip durgunlaştığımı söyleyebilirim.. Aziz Bey'in Beyruttan Istanbul'a olan anlamlı aslında pek anlamsiz olan yitik bir aşk yolculuğu, harabe ama çok kıymetli bir konağı andıran hayatı bir yığın duygusal katmanı yaşayip durdum.. Ayfer Tunç ve onun adeta bir kişiliği olan kalemini okumaya devam etmem gerektiğini daha iyi idrak ettim.. 
Umudumuz baki, gögümüz mavi kalsın..‍️
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
40

Azizi Bey Hadisesi || Kitap Yorumu "İçinde, yerini kestiremediği bir nokta çok şiddetli ağrıyor.Bazı günler midesinin ağrıdığını sanıyor, bazı günler kalbinin." Syf.11 Ne gelmişti ki başına ? Hepsi hepsi yanlış yaşanmış bir aşktı işte. Kimin hayatı

Istanbul Province
Hayat Böyle Bir Şey || Kitap Yorumu  Uzun sayılabilecek bir aradan sonra gördüğüm ilk araliktan hepinize Merhaba dostlar.‍️ Henüz son sayfasini kapattığım kitap hali hazirda @isbankasikulturyayinlari klasiklerine dalmışken hediye geldi. Tabi hediyedir diyerek Sevgili Dostoyevski yi bir kenara birakip elime aldim ve bir günde bitirdim. Genel anlamda konusu bir tutkulu sayilabilecek aşk, anlam arayışında olan bir genç yazar ve gayet basit bir dil. Bir buçuk sayfa anlatım daha sonra araya serpiştirilen ve kitabi yirtmamak için kendimi zor tuttuğum tweetler. Edebiyati bir Edebi- Sanat olarak gören benliğimin hayal kırıklığı ve zaman zaman yaşadığım sinir harbi. Üstüne üstelik bir de kitabin son sayfasına koyulan sözümona 'Sosyal Edebiyat' övünmeleri.. Psikoanalist, yogun tasvirli ve belli cizgilere sahip geleneksel edebiyata yergiler. Neresinden tutsam elimde kalan dökülen sayfalar.. Kitap adeta günümüz tüketim toplumunun ne yazık ki edebiyata tezahür etmiş biçimi.. Yazara ve esere saygım her kitana ve yazarına olduğu gibi var ama ne yalan söyleyeyim kitabi okumassanız bir şey kaybetmezsiniz. Hatta pek de dokunulmasa daha iyi olur. 
Ah benim cânım memleketimin Kapitalist Tüketim Endustrisi içinde can çekişen sözümona 'Çağdaş Edebiyatı.. bkz. Belki de en sert eleştirdiğim kitap oldu ama ne demişler Sezar'ın hakkı sezar'a.. Umudumuz baki göğümüz mavi kalsın..‍️ #kitapsevgisi #okumak #kitap #naferermiş #ithakiyayınları #taksim #bookstagram #bookshelf #cumhuriyetanıtı
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
26

Hayat Böyle Bir Şey || Kitap Yorumu Uzun sayılabilecek bir aradan sonra gördüğüm ilk araliktan hepinize Merhaba dostlar.‍️ Henüz son sayfasini kapattığım kitap hali hazirda @isbankasikulturyayinlari klasiklerine dalmışken hediye geldi. Tabi hediyedi

Taksim Cumhuriyet Anıtı
Tok açın halinden anlamaz derler. Ben, Bazen aç olanlar da birbirini anlamaz derim. Hadi hoşça kal. Ezilenler, Syf 312

Ezilenler | Kitap Yorumu Mevsimlerin hep 'İlkini ve Sonunu'  sevdim ben. İlkbahar da kar altından yeşeren buğday tanelerinin yaşama tutunma sevincini sevdim. Baharin sonu denilen aslında her son gibi bir başlangıca gebe olan Sonbahar'ı sevdim. Yine aynı buğday tanelerinin tekrar yeşermek umudu ile teslim oluşunda ki umut ışığını sevdim. Hayatımıza benzettiğim mevsimlerin aralığından yazıyorum bu yorumu Sonbahar temalı bu fotoğrafında ana fikri bu aslında. Kitabi henuz kapattım bir Rus başyapıtı. Okurken Ruslarin Almanlara olan garezini satir aralarindan sezinlemedim değil tabi bu sezgi satirlarin ideoloji barindirdigin anlamina gelmiyor. Eser ismiyle munhasir bir olay örgüsüne sahip. Edebiyatla uğraşan ve yazar olmaya çalışan bir yazin ustasi ve çevresinde ki hazin, çeşitli insan manzaraları.
Biraz da bilerek bu eserde Rus kültürünün kodlamalarını satır aralarında aradım ve çözümleyebildiğim kadarı ile Ezinlerin Pedagojisinin evrensel bir boyuta sahip oldugu kanisina vardim. Yani, ezilmiş, dezavantajlı duruma düşürülmüş kesimin duygusal tezahürleri hep aynı gibi. Bir nevi zorunlu hüsran.   Bu bağlamda Dostoyevski'nin ait oldugu topluma yönelik kültür kodlamalarini satir aralarina serpiştirmesine hayran kaldiğimi soyleyebilirim. Üstad bunu hep yapiyor.
Ayrıca eserin konusu Rus toplumunun çeşitli tabakalarında yaşanan insan manzaraları ve bu manzaralarin birbirine eklemlenmesi olarak söyleyebilirim. Bu anlamda yazarın evrensel âtıflarına hayran kaldığimi tekrar belirtmek istiyorum. Kisacasi Dostoyevski'yi Evrensel bir edebiyat savaşcısı yapanin da dunyanin her yerinde geçerli olan bu keskin rasyonalitesi olduğunu düşünüyorum. Gerek uslup gerekse konu olarak boyle oldugunu söyleyebilirim.

Bunların dışında eser olabildiğine akici ve güzel örülmüş.Şayet zamanim olmamasına rağmen 2.5 günde bitirdim. Son olarak çeviriye de tıpkı Oblomov'un çevirisinde ki gibi hayran kaldiğimi söyluyor Rus kültürune ait atasözü kodlamalarınin bu kadar yetkin bir anlatımla Turkçe'ye çevrilmesini ayakta alkislıyorum.
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
49

"Tok açın halinden anlamaz" derler. Ben, "Bazen aç olanlar da birbirini anlamaz" derim. Hadi hoşça kal. Ezilenler, Syf 312 Ezilenler | Kitap Yorumu Mevsimlerin hep 'İlkini ve Sonunu' sevdim ben. İlkbahar da kar altından yeşeren buğday tanelerinin y

Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi
Oblomov | Kitap Yorumu  Hayat devinimler ile anlama bürünüyor. Zira sabahın güneşini özleten akşamın cüretkar karanlığı değil de nedir ? 
Yatağımda sırtüstü uzanıyorum. Yanımda keçeli kalemlerin duruyor. Aslında bu şekilde okumakta zorlanıyorum. Tuğla gibi kitabi tek elimle tutup diğer elimle de sayfalarını çevirmek pek de mantıklı bir davranış değil. Üstelik boynumda ağrıyor ama vaziyetimi korumak da ısrarcıyım. Israrım kararlığım geliyor demek istesemde inanmayın çünkü bu bir kararlilık hareketi değil tamamen Oblomovluk !🤷‍️ Kitabın ilk 200 sayfasını abartısız bir şekilde kimi zaman esneyerek kimi zaman şekilden şekle girerek okuduğumu söyleyebilirim. Hatta öyle ki fotoğrafı çektiğim yere saatlerce okumaya gitmiş 15 sayfa zor okuyup geri dönmüşlüğüm de var. Hayır bu ilginç bir davranış değil tamamen Oblomovluk. ! 🤷‍️ Çok merak ettiğim eseri okurken çokca esnedim gerindim ve hatta abartarak hayallere daldım. Fakat bir noktadan sonra öyle bir ilerledi ki binbir zahmetle demlediğim kahvemi içemedim ve soğudu. - Binbir zahmetle kahve mi demlenir naptin Yemen den mi getirdin kahveyi ? dediğinizi duyar gibiyim dostlarim ama benim gibi bu işlerde layıkiyla beceriksiz olan bu adam için basit sayılabilecek bir hareket değil. 🤦‍️ Oblomov, kendi halinde insani yönü olabildiğine zengin ama bu zenginliğini kaz tüyü yastığıyla paylasmayı yeğleyen bir şahsiyet. Zengin sayilabilecek bir hayatı ve rahatlık ile evli bir yasantısi var. Kendisini tanıdıkca bir dost edindim ve beraber kendi hikayesinin katmanlarinda dolastık. Biz dolaşırken elimden keçeli kalemlerin eksik olmadı çünkü ansızın hayata dair verdiği anektodlar beni olabildiğine düşünmeye itti.

600 sayfalik eserde yetkin bir edebi eserin verdiği tüm hazları beynimin okumakla alakali bütün kıvrımları -nöronda olabilir pek emin değilim 🤔- pek tabii nasibini aldı. Dili ve olay örgüsü adeta efsunlu bir şekilde beni kendine çekti. Ayrıca belirtmek istiyorum ki çeviriye adeta hayran kaldım. Aforizma niteliğinde ki anektodlar eserin anadilinden anca bu kadar basarıli bir şekilde çevrilebilirdi. Buna binaen yayinevi ve çevirmenin hakkını vermek gerek. Bkz. Sabahattin Eyupoglu -Erol Güney Devamı..
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
45

Oblomov | Kitap Yorumu Hayat devinimler ile anlama bürünüyor. Zira sabahın güneşini özleten akşamın cüretkar karanlığı değil de nedir ? Yatağımda sırtüstü uzanıyorum. Yanımda keçeli kalemlerin duruyor. Aslında bu şekilde okumakta zorlanıyorum. Tuğl

Halkalı Çamlık Parkı Ve Piknik Alanı
İnce Memed I-II-III-IV | Kitap Yorumu 

Yıllar önce Yaşar Kemal ve onun eserleriyle tanışmam gerektiğinin pek tabii farkindaydım. Benim için belirsiz olan nokta hangi eseriyle üstadı tanimam gerektiğiydi. Öyleydi ya nasil başlarsam öyle giderdi. Zihnimde Yaşar Kemal'i çok güzel ve bir okadar da kiymetli bir yerde tutuyordum. Ve bu tezahür bende hangi eseriyle tanimaya başlayacağım konusunda tereddütler yaşatıyordu. Hasbelkader bir gün catkapı bir hediye aldim. Hediye bir çok kitaptan oluşuyor ve bu kitapların içinde İnce Memed I II bana adeta gülümsüyordu. Bu armağanla birlikte zihnimde ki belirsizlik son buldu ve nihai kararimi verdim. Evet Yaşar Kemal'i İnce Memed serisiyle taniyacaktım. Fakat Bu satırları yazarken belli belirsiz utanip sıkıliyordum.Aslinda bu mahçubiyetimin cok haklı bir nedeni vardi, kendime dahi açıklayamadığım. Utanıyordum Evet hemde cok utaniyordum. Lise yilarrinda hatta cocukluktan beri -zaman zaman pasif bir şekilde de olsada- bir sekilde edebiyatla iç içe olan mevcudiyetimin Yaşar Kemal gibi bir isimden bihaber oluşuydu. Aslinda suclu sadece ben değildim, edebiyat ögretmenlerimde en az benim kadar suçluydu.Nede okadar ders birtane Yaşar Kemal cümlesi kurmamıslardı ? Neden birtanesi bile elinde bir kere olsun Yaşar Kemal kitabiyla gelmemişti ? - Tam bu nokta da zihnim bana o yıllarda edebiyat dersine asıl olani muhasebe olan fakulteden yeni fırlamış çiceği burnunda bir gencin girdiğini hatta bir keresinde edebiyat derslerimizin boş geçmesine iyice canı sıkılan okul müdürü rüşvetçi Osman Hocanın girdigini hatirlatti- Olsundu, tüm bu bahaneler benim ve sözümona öğretmenlerimin suçunu örtbas etmiyordu.. Velhasilkelam konudan saparken tali yoldan asıl amacima yöneliyor ve hayat sahnelerinden uyanıp yorumuma giriş yapmak istiyorum. Hayatım boyunca aldığm nadir güzel armağanlardan olan İnce Memed serisinin I ve II. başlamak kitabina baslamak hediyeleri aldiktan 1 ay sonra oldu. -Okumak icin can atiyordun az önce methiyeler düzdün de neden 1 ay yattı kitaplar eline almadın koftehor ? Dediğinizi duyar gibiyim ama bu sefer bunun nedenini uzun uzadiya anlatmayacagim.Şayet her nasibin vaktine esir olmasi gibi birseydi bu benim icin. Devamı ..
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
39

İnce Memed I-II-III-IV | Kitap Yorumu Yıllar önce Yaşar Kemal ve onun eserleriyle tanışmam gerektiğinin pek tabii farkindaydım. Benim için belirsiz olan nokta hangi eseriyle üstadı tanimam gerektiğiydi. Öyleydi ya nasil başlarsam öyle giderdi. Zihn

Istanbul, Turkey
Serenad | Kitap Yorumu 

Stefan Zweig Almanyasi uçak icat edilince çok sevindi.Öyleydi ya ! Yüzyıllardır süregelen insanlar arası sınır kavramı ortadan kalkacaktı.Ama öyle olmadı sınırları ortadan kaldiracak sanılan uçak, insanların üstüne bomba yağdırdı, ne acı ! Entellektüel yaratımın karşısında politik gerçek.

Livaneli eserlerinde her daim gördüğüm dünya meselelerine tarafsız bakışı ve akıcı uslubu ile kısa zamanda beni içine çekti.Kimi zaman boğazıma yumrular oturarak okuduğum eserde olay örgüsünün kurgudan ziyade gerçeklikle örtüşmesi yaşanan dramin vehametini pek tabi ortaya koydu. Ve ben, belki bin kez daha kendi kendime tekrarladığım cümleyi bir kez daha kurdum: Dünya ne garip bir yer, hem Zarifoğlunun dizelerini barındıran hem de tek bir imza ile binlerce insanın ölümüne yol açan mahluklara kuçak açan.
Tartışmasız Livaneli kitaplarınin en iyisi ve başyapıt niteliğinde olan bu eser, son sayfasıni kapattığımda içimde hüzünlü bir farkındalık yarattı.. Dipnot: Kitap yorumu 2016 yılına aittir. Cümlelerimin sığlığından hoşgörünüze sığınıyorum sevgili dostlarim. Gögümüz mavi, umudumuz baki kalsin..‍️ #Livaneli #Serenad #kitapsever #kitapkokusu #kitapyorumu
#kitapkurdu #kitapaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #Huzur #kitaptavsiyesi #kitapkolik #kitapkurdu #kitapyurdu
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
26

Serenad | Kitap Yorumu Stefan Zweig Almanyasi uçak icat edilince çok sevindi.Öyleydi ya ! Yüzyıllardır süregelen insanlar arası sınır kavramı ortadan kalkacaktı.Ama öyle olmadı sınırları ortadan kaldiracak sanılan uçak, insanların üstüne bomba yağd

Istanbul, Turkey
Advertisement
Mahur Beste | Kitap Yorumu 

Istırap insanoğlu için gündelik ekmek, ölümse sadece bir kaderdi, ikisinden de kaçınılamazdı. Asıl dava, derin bir şekilde yaşamak ve kendi kendisini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsî bir çeşni vermekti.' Tanpinar, Mahur Beste Syf.64

Fikirlerimiz, onları taşıyacak kudrette olduğumuz nispette bizimdirler.' Tanpınar, Mahur Beste Syf. 85

Tanpinar'ın okuduğum ilk eseri olan ve bittikten sonra yazar ile tanışmaya neden bu kadar geç kaldım ?  sorusunun verdiği yeis ile bu satirları yazıyorum.

Eser Türk içtimâi meselelerini anlamaya ve sorgulamaya yönelik bir uslup ile ele alınmış. Her ne kadar agdalı dili nedeniyle TDK'nın sitesinden çıkmadan okusamda sayfaların arasinda kaybolduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Osmanlı Imparatorluğunun son dönemlerine tekabül eden bir zamanda şark ve garp kavramlarını irdeleyen eserin bu yapısı beni bu merhaleler üzerine düşünmeye itti. Bu iki olgudan ayrı olarak toplumun mevcut durumunun şark ya da garp meselesinden ziyade içtimai özgünlügünün anlaşılamadığından ileri geldiği mantıklı ve anlamlı dayanaklar ile açıklaniyor. Buna bağlı olarak kurtuluşun Türk toplumunun şahsına münhasır ehemmiyetlerinden vazgeçmeyip, şark ve garp olgusunu birbiriyle çatışma halinden kurtararak ihtiyaca uygun şekilde harekette bulunulması gerektiği vurgulanıyor.
Bize de adeta 150 sayfada Türk içtimai meselesinin fotoğrafını çeken bu eserin keyfını çıkarmak düşüyor.

Not: Yorum 2015 yılına aittir. Cümlelerimin sığlığından hoşgörünüze sığınıyorum kitap dostlarim.Gögümüz mavi, umudumuz baki kalsın. ‍️ #Tanpınar #MahurBeste #kitapsever #kitapkokusu #kitapyorumu
#kitapkurdu #kitapaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #Huzur #kitaptavsiyesi #kitapkolik #kitapkurdu #kitapyurdu
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
14

Mahur Beste | Kitap Yorumu Istırap insanoğlu için gündelik ekmek, ölümse sadece bir kaderdi, ikisinden de kaçınılamazdı. Asıl dava, derin bir şekilde yaşamak ve kendi kendisini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsî bir çeşni vermekti.' Tanpinar, Mah

Istanbul, Turkey
Dünya Ağrısı | Kıtap Yorumu 

Saat gecenin yarısını birazdan biraz fazla arşınladı. Dimağımda yeni bitirdiğim telvesi bol, sade türk kahvesinin tadi elimde son sayfasını henüz kapattığım kitabım var. Zihnim belli belirsiz düşüncelerin uğrak noktası olmuş sanki gecenin karanliğına eşlik ediyor. Kendimi çoğu zaman yaptigım gibi yine anlam arayışlarında buluyorum. Kitabin kapağında ki isim günlerdir zihnimi kurcaliyor ve dakikalarca bu iki kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu mistik ahengi düşünüyorum. Dünya Ağrısı Sahi neydi bu dünya, ağrısı nasıldı ? Dünya içimizde filizlenip, sonra zamansız soguk yemiş bugday başakları gibi solan umutların ağrısı mı ? Yoksa hayat gayesi dediğimiz kimimiz için anlamli kimimiz içinde boş bir çaba gelen kısır döngümüdür ağrının kendisi ? 
Allahin göz ardı ettiği bir kasaba ve içinde ki binbir grimsi renkler ile dolu insanlarin hikayesi dünya ağrısı. Kimisinin basit telasları kimisinin kendisi ile mücadelesi. Roman'in başkahramani Mürşit, babasindan kalma bir oteli işleten bazen evde bazen otelinde bulunan fakat aslinda sadece zihninde, zihninin derinlerine gömdugu günahin dehlizlerinde yaşayan bir ağrı. Evet, Murşit'in kendisi ağrı çünkü onun için benliğinin tanimı bu. Murşit, küçücuk bir kasabada ideal sayilabilecek ailesi, harabeden bozma oteli ve etrafindakilerden bihaber kendi içinde ağrısinı yaşayan ve bu ağrıyı mevcudiyetiyle tanimlayan bir karakter.  Zaman zaman kendime yakin hissettiğim bu melankolik kişiliğin etrafında gelişen olaylar ve yan karakterler diyebileceğim kişilerin başindan geçen meseleler. Tunç'un o hayran olduğum sade fakat bir okadar da efsunlu bir şeyler anlatmak için ter kan içinde kalan uslubu. Evet Tunç benim gözümde uslubunun karakteri olan bir yazar, mevcudiyet. Okurken elimden düşmeyen keçeli kalemim ve çayımin çokca soğumasına neden olan, insani düşünmeye sevk eden değil adeta bir uçurum kenarından iter gibi bir balyoz gibi dünya ağrısını yüzüne vuran,indiren bir sahsiyet. Yarattiğı insan manzaralari ve mutlaka bir şekilde kitap da karakterlerin herhangi bir özelliğinde kendimi bulabilme güzelliği. İşte dimağimda ki yegane ve en guzel tat adeta haz. -Devamı
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
25

Dünya Ağrısı | Kıtap Yorumu Saat gecenin yarısını birazdan biraz fazla arşınladı. Dimağımda yeni bitirdiğim telvesi bol, sade türk kahvesinin tadi elimde son sayfasını henüz kapattığım kitabım var. Zihnim belli belirsiz düşüncelerin uğrak noktası o

Başakşehir Belediyesi Sular Vadisi Sosyal Tesisi
Advertisement
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlıs Anlatilan Kısa Tarihi | Kitap Yorumu 

Eddie'yle çok mutlu olabilirdi. Ama olmadi, ne yaptiysa Besim Varlık'ı unutumadı, daha doğrusu basit bir aşk hikâyesinde bu kadsr ağır biçimde yenilmenin acısını içinden atamadi. Gri bir İstanbul Eylülunden herkese Merhaba dostlarim. Kışa aşık biri olarak havalarin soğumasinin hayiflandiğim tek tarafı kapali ortamlara tıkili kalip kitap okumak diyebilirim. Istanbul'un ne zaman başlayacağı belirsiz soğugu ve tipisinden mosmor kesinlen parmaklarim her zaman bana garip bir mutluluk hissi vermiştir. Kimileri bunu yadirgar ve hatta işi ileri götürüp -manyakmisin olum ne işin var bu havada ? gibisinden belli belirsiz saygıdan yoksun cümlelerde kursa ben ve kafamin içindeki belli belirsiz tilkiler her daim kış'a ve onun getirdiği beyaz örtüye aşık olmuşuzdur. ️ Yapacağım kitap yorumundan daha fazla sapıp tali yollara girmeden Sevgili Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci romanı olan bu eser hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. 
Kitabın adıyla münhasir şeklinde ilerlediğini söyleyebilirim. Hasta tedavi etmeye çalışan aslinda hastadan vahim durumda olan noropsikaytrlar, hastasina vurgun psikolojiden bir haber psikologlar ve daha nicesi  Tunç'un o hayran olduğum akıcı ve ince, mizah dolu uslubunu sonuna kadar hissederek ve kâh yüzümde tebessüm kah hiç beklemedigim yerde beklemediğim yerlere sapan olaylar ile buyuk şaskinlik yasayarak okudum. Sayfaları nasil çevirdiğimi bilmeden adeta arasinda kayboldum. Hiç beklemediğim anda Tunç'un hem kelimeler hem de olay örgüsünde yaptiği oyunlar deyim yerindeyse beni büyüledi. Tüm bunlardan ayri olarak karekterler uzerinde oynadiği psikolojik oyunlar ve olayların arka planı verilmek istenen alt başlıkları layıkiyla idrak edebilmemi sağladı. Ve eserin sonu...
Yaklaşık beş yüz sayfa boyunca gulerek, şasirarak hatta bazen heyacanla çevirdiğim sayfalarin kalan 15 sayfasini ise adeta buruk bir şekilde tamamladim.Sayfalar boyu kelime oyunlari ile adeta mevcudiyetim ile kedinin iplik ile oynadiği gibi oynayan Tunç, yine yapacagini yapmiş bu eğlenceli hikayeyi tajikomik bir hüzün sapağına yönlendirmeyı layıkiyla başarmıştı.
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
5

Bir Deliler Evinin Yalan Yanlıs Anlatilan Kısa Tarihi | Kitap Yorumu Eddie'yle çok mutlu olabilirdi. Ama olmadi, ne yaptiysa Besim Varlık'ı unutumadı, daha doğrusu basit bir aşk hikâyesinde bu kadsr ağır biçimde yenilmenin acısını içinden atamadi."

Kahve Dünyası
Saatleri Ayarlama Enstitüsü | Kıtap Yorumu 

Insan talihi bu idi. Hiç kimse yıldiz olarak kalamiyordu. Muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti. Bulutlu bir Istanbul cumartesisinden herkese Merhaba dostlarim. Bugun ki yorumumuza vâkıf olan eser bir Tanpınar klasiği olarak geçen Enstitu. Tanpınar'ın kalemine ve eserlerine aşina biri olarak ilk defa bu eserinde bu kadar zorlandim. Gelenek haline getirdigi sembolist ifadelerin arkasinda sürekli anlam arayışlarında bulunmanin adeta yorduğunu söyleyebilirim. Normalde demli bir çay ve masamin loş ışığında sayfalarda kaybolan ben, bu eserde 100 sayfadan fazla ilerleyemedim ve kitabi yaklaşık 4-5 gunde bitirdim. Tanpinar'in yetkinliğine ve anlam derinliğine canı gönülden inanan ve şahit olan ben,  adeta bir keçi inadi ile yer yer bastan okuduğum paragraflar olsa da anladiğım kadarı ile eseri sindirmeye çaliştım. Inatcıliğım sonunda meyvesini verdi ve kitabi kapattiğimda ustunu renkli keçeli kalemler ile çizdigim sayfalarca yânıma kâr kalan farkındaliğım oldu. Tanpınar'ın her ne kadar kendini ele kolay kolay vermeyen dili ve özturkçe kelimelerinin çokluğu eseri okurken zorlasa da kesinlikle okunması ve daha önemlisi idrak edilmesi gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. 
Tanpınar, gerek içtimai meselelere olan hassasiyeti gerek insanin haletiruhiyesini olabildigine derinlemesine irdelemesi eserlerine ayrı bir hava ve yetkinlik katiyor. Fakat şunu söylemem gerekiyor ki -sembolizmden olsa gerek- Tanpinar'i okurken kendinizi yağmurlu ve kapali bir havada bir patikada bilinmeyen yerlere ilerlerken bulabilir zaman zaman ustaca yaptiği konular arasında devinimler ve dinamik geçişleri ile hevesle sayfaları çevirmeye devam edebilirsiniz. Ta ki bir sonra ki mâlum melankoliye ansizin yakalana dek. Umudunuz baki, gögünüz mavi kalsın..‍️ #Tanpinar #saatleriayarlamaenstitüsü
#kitapsözleri #kitapkokusu #kitapalıntısı
 #kitapkurdu #kitapönerisi #kitapkurdu #kitap #kitaptavsiyesi
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
10

Saatleri Ayarlama Enstitüsü | Kıtap Yorumu Insan talihi bu idi. Hiç kimse yıldiz olarak kalamiyordu. Muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti." Bulutlu bir Istanbul cumartesisinden herkese Merhaba dostlarim. Bugun ki yorumumuza

Eminönü, Istanbul, Turkey
Amor Fati; Yazgıni seç, yazgını sev.'' Yeni bir yorumun penceresinden herkese Merhaba dostlarim. Cümlelerime kitabın sonundaki bu kısa ve öneri niteliğinde ki bir kaç kelime ile başlamak istedim. Çünkü hayatımin ve zihnimin en derin en kesin ve en karanlık dehlizlerine giren bu kitabi ve bu son sözünü en başa koymazsam olmazdi, başlayamazdım.
 Ve Yalom; olabildiğine yetkin eserlerinin olduğuna emin olduğum ve kutuphanemde sebebini bilmediğim bir nedenle yaklaşık bir kaç aydır bekleyen bu eserle başladığım bir dahi daha önemlisi farkındalık eşiğinin bir insana yakışırcasına yüksek olduğu bir düşünür, muazzam !

Yaklaşık 3 günde bitirdiğim kitabı olabildiğine sessiz bir ortamda ve elimden renkli kalemlerimi düşürmeyerek okudum. Yalom'un eşsiz parağrafları arasında ruhumun anlam arayışlarına anlam vermeye çalışırken, ileriye doğru puslu ve anlamaya çalışan gözlerimi kelimelerine tekrardan çevirdim. Öyle kelimelerin bir araya geldiği ahenkli cümleleri vardi ki zaman zaman kafama bir çekiç gibi indi. Ve eser, onu okumaya daha doğrusu anlamaya çalıştığım zaman boyunca bir örs oldu bense bükülmeye hazır bir demir. Müthiş bir kurgu ve araya serpiştirilen olabildiğine kesin, sarsıcı bir perspektif felsefe. İnsana insan olduğunu hatirlatan, ruhumuzun ilkel denebilecek duygulara esir olmuş kimi zaman zavalli kimi zaman vahşi bir hayvan siluetinde ki durumu. Harika bir farkındalik, olağanüstü bir perspektif. Dönüp dönup tekrar okuduğum paragraflar ve kendime sorduğum acımasız fakat gerçek sorular. İşte Yalom, iste F.Nietszche ! 
Felsefeye ilgi duymayan biri veyahut felsefe aşığı ya da biraz farkındalık arayan biri olabilirsiniz. Tek bildiğim  ne olursanız olun, bir kez kapağını açsaniz bile size ömur boyu yaninizda tasıyacağiniz farkindaliklar hediye edeceği. Sade sayılabilecek bir dil fakat bir okadar da sarsıcı bir anlam yoğunluğu. Kitabin son sayfasını kapatışım ve yaklaşık bir gecelik sindirme sürecimden sonra zihnimin elverdiği derecede yorumlamam.. Kitabin içine girmeden bende biraktiği etkiyi cümlelerce ifade ettim ama bana kalsa daha da yazabilirim. Fakat içerigine de uslubuna da sadece kitabi elinize aldiğinizda özgün bir şekilde girmenizi ümit ediyorum..
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
6

Amor Fati; Yazgıni seç, yazgını sev.'' Yeni bir yorumun penceresinden herkese Merhaba dostlarim. Cümlelerime kitabın sonundaki bu kısa ve öneri niteliğinde ki bir kaç kelime ile başlamak istedim. Çünkü hayatımin ve zihnimin en derin en kesin ve en ka

Cha'ya İstanbul
Vakitlice düşündüm, terazisi yok bu işlerin ve zaman ancak bu kadar ağırdan alabilirdi kendini.Ne toymuşuz zamanında.Seni izliyorum bir cam kenarından;beraber büyüdük sayılırız diyorum ve gizleniyorum her hatanda, bilhassa en bilerek yaptıkların, hesapsız ve bencilce.Çıkarıyorum kafamı, dışarısı buz kesiyor ve bir bugu kaplıyor camı.Siliyorum. Bir anda siliniyor her şey, net ve hiç yaşanmamışcasına oncası. Baştan başlıyorum bir insan kaç defa baştan başlayabilir ? Ne güzelsin, ellerin üşüyor.Soğuga hiç dayanamazsın sen ve içeriye almak istiyorum her defasında. Her defasında bir buğu kaplıyor, her çağırışımda. Siliyorum, kendi elimle yapıyorum, biliyorum ve bir anda yeşile bürünüyorsun en güzel çiceklerin kokusu üzerinde.Seninle baharı kutlamaya geliyorum. Yetişemiyorum bazen.Öyle hızlı açıyor çiceklerin çıldırtıyor kokusu herkesi ve korkuyorum.Ya biri koparıp giderse seni ? Derhal doğruluyorum ve sona eriyor bu ihtimal. Fakat ne korkunç ihtimal. Mevsimlere sığamıyorum.Bir fırtına esiyor,etrafta dehşetli bir karmaşa. Savruluyorsun. Son bir hamle uzatıyorum elimi, fakat bu sefer ne ben sana uzanabiliyorum ne de sen elini uzatıyorsun.Saklasam kafamı diyorum, bir bugu kaplasa yine camın her yerini ve her hatanda bilhassa en bilerek yaptıkların hesapsiz ve bencilce.Doğrultuyorum kendimi, duruluyor fırtina ve ardından sığamıyor göge güneş. Baştan başlıyorum. Senle biz diyorum, bir vakitler bir ihtimaldik. Fakat ne güzeldik. #1kedi1adam1çay #kitapsözleri #kitapkokusu #kitapalıntısı #Muhsintullukçu #behiye
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
0

Vakitlice düşündüm, terazisi yok bu işlerin ve zaman ancak bu kadar ağırdan alabilirdi kendini.Ne toymuşuz zamanında.Seni izliyorum bir cam kenarından;beraber büyüdük sayılırız diyorum ve gizleniyorum her hatanda, bilhassa en bilerek yaptıkların, hes

Istanbul, Turkey
Engeregin Gözü | Kitap Yorumu 

Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz. Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' 30 Agustos Zafer Bayramını kutladigımız bu özel günde yorumuma Atamızdan bir vecize ile başlıyorum.🇹🇷🇹🇷 Livanelinin okuduğum hemen hemen her eserinde rastladığım satırlar arasından göz kırpan mesajlara bu eserinde bir noktaya kadar rastladiğımı söyleyebilirim.Tarihsel bir konusu olan romanın basit olay örgüsünü irdelerken kitap boyunca deyim yerindeyse, -ee yani ? demekten kendimi alamadım. Her zaman her eserde aramaya koyulduğum anlam derinliğini bu romanda bulamadım desem yeridir. Eser bittikten sonra Söyleşi kısminı daha bir özenle okudum ve içeriğinde yatan mesaja bilhassa müktedir olabildim. Olabildim olabilmesine de Iktidar-Toplum, Güç-Hiyearşi gibi argümanlarin bu kadar sade bir uslup ve zayif vurgulamalar ile anlatılması beni hayal kırıklığına uğratmadı değil.. Konu olarak 17.yy Osmanli döneminde gerçekleşen (Tahminimce II.Osman Dön.) olay örgüsü birbirine başarılı diyebileceğim anlam bağıntılarıyla eklemlenmiş. Uslubun sadeliği kolay bir okuma sağlasada benim gibi Livanelinin diğer eserlerini okumuş ve kitaplarda efsunlu bir dil, verilmek istenen bir mesaj ve bilgi dönutleri arayan biri için beklentiyi karsilayamadigini söyleyebilirim.  Tüm bunlar bir kenara yer yer bir kaç parağrafta vâkıf olmadigım anektodlara rastladiğimida söylemem gerekiyor -ki 150 sayfa boyunca bu tür anektodlarda olmasa kitabın Livaneli eseri olduğuna inanmayabilirdim.- Sonuç olarak eser tam bir ilk eser niteliğinde ki bildiğim kadarı ile Livanelinin ilk yapıtı. Yazarin okunabilecek - en naif ifade ile-  daha  edebi eserleri olduğunu düşünüyor, yorumumu burada noktalıyorum. Umudunuz baki, gökyüzümüz mavi kalsın. 
#kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #Livaneli #Engeregingözü #zlivaneli
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
2

Engeregin Gözü | Kitap Yorumu Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz." Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' 30 Agustos Zafer Bayramını kutladigımız bu özel günde yorumuma Atamızdan bir vecize ile başlıyorum.🇹🇷🇹🇷 L

Gloria Jean's Coffees Türkiye
Yitik Bir Aşkın Gölgesinde | Kitap Yorumu

Uzun, bu romaniyla büyük ustaların geçtiği kapıdan geçiyor. Yaşar Kemal

Mehmed Uzun, ömrunü yurt dışında geçirmiş sanatperver ve hümanist bir şahsiyet. Yaşar Kemal'in dostlarindan bir isim. Hümanizm'in sesi. Bir önceki satırımda 'İzm' dedigime bakmayın aslında İzmlerin düşmanı. Sınirlara, sınirların getirdiği uzaklıklara.. Aynı sofradan yiyen aynı tandırın kokusunu ciğerine çeken kirli saçları umut dolu çocukların gülümsemesine hasret ülkesine hasret bir vatansever.. Ve romanı.. Yitik Bir Aşkın Gölgesinde. 
Yıllarca gölgelerde kalmış, İzmlerde boğulmuş insanlarin feryadı.. Insanliktan baska bir düşüncesi olmayanların, yitirilmiş satirların ismi.

Bir aydın Memduh Selim Bey, ülkenin yandığı seneler bir  tarafta Avrupa'nin içimize kadar sinmiş samimiyetsiz varlığı bir yanda alev olmuş yanan bir ananin cigeri gibi Doğu illeri.. Memleketi için aşkı sürekli erteleyen bir aydın, ve memleket sevdasi uğruna kendi aşkından, can bildiği güvercini, ceylanindan Ferihadan vazgeçen bir aydın.. Kitapları ve davası ile yanip tutuşan sınırlardan nefret eden ve tek derdi insanlik, memleket davası olan bir aydin.. Acikli, hazin ve bir okadar da gercek bir hikaye. Bu topraklarin nasil hazin hikayeler ayriliklar ve yitik aşklar ile harmanladigınin şuphesiz en keskin kanitı. 
Harikulede bir uslup ve kesin bir rasyonalite. Doğal, kolay okunabilirliğin yaninda adeta sarsıcı bir kelime şöleni..
Ve kitabın sonu.. sogumuş kahvemden bir yudum alışım ve son cümleyi okuduktan sonra ki yutkunuşum, yutkunmayı başarışım boğazımin düğümlenmesi.. Yitirilmiş onca güzelliğin ardindan sadece sessizlik. Ebedi bir sessizlik.. 

#MehmedUzun #YitikBirAşkınGölgesinde #kitapkurdu #kitapaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
12

Yitik Bir Aşkın Gölgesinde | Kitap Yorumu Uzun, bu romaniyla büyük ustaların geçtiği kapıdan geçiyor." Yaşar Kemal Mehmed Uzun, ömrunü yurt dışında geçirmiş sanatperver ve hümanist bir şahsiyet. Yaşar Kemal'in dostlarindan bir isim. Hümanizm'in ses

Istanbul, Turkey
70'ler nâmı diğer tutumluluk çağı.. Yok'un Yok olduğu günümüze nazaran daha naif daha tâmahkâr yıllar.. Ayfer Tunç ile tanışma fikrim uzun zamandir vardı ve bu zamana nasip oldu tanismak. Geç de olsa tanısılmisliğin gerçeklesmesi, neden daha önce tanışmamısım ? hayıflanmalarini bir kenara koymamı sağliyor ve yorumuma çok uzatmadan giriyorum. Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabi olan bu eser 70'li yılları olabildiğine çok yönlü perspektifle inceliyor ve bu incelemeyi keyifli ve geçmişe özlem dolu hale getiren ise yazarın kendi tecrübelerini ve yasantisini baz alarak gayrıakademik bir anlatım ile bize o yılları yaşatması oluyor. Satirlar arasinda 90'lar jenarasyonunda da gordugum alışkanlik-ananelerin varliğı gelenege bağlı biri olarak yüzümü güldürüyor ve sadece kitap okurken soğuyan çayımdan bir yudum alıp bir sayfayı daha çeviriyorum. Tıpkı nasibin nasipten ötesine değmesinin mümkün olmaması gibi kimi yerlerde yitidiğimiz değerleri anımsıyor ve içimi önleyemediğim bir hüzün kapliyor. Hatta bazen tepkimi abartıp 'cık cık'ladığım oluyor, canım anam oğluna yine anlayamadığini belli eden bakışlar ile bakıyor. Kendisini etkileyen kitaplarda böyle garip tepkiler veren oğluna halen alışamayan kadın, bir kaç dakika sonra kaldığı yerden işine devam ediyor.  
Ayfer Tunç, kronolojik sayilabilecek bir anlatım ile sayfaları işlemiş. Ayrıca uslubu da olabildiğine naif ve akıcı. Kitabi okunabilir kılan temel faktor de bu bence. Çunku belli bir olay örgüsünün olmadigı kitap da sayfalar ilerledikce sıkılınabilir. Bunun önune de kelime üstalığı ile geçen yazar bu baģlamda benden tam not aliyor. Eser bence geçmise özlem duyan, geçmisi merak eden nispeten genç kuşak için bir başucu kitabi niteliğinde. 
70'lerin olabildigine çok yönlü anlatip buna rağmen satirlarinda ideolojik bir kaygı görmediğim yazar, idelojinin bulaştiğı sanatın güzelliğine darbe aldiğini düşünen benden  bu baglamda da tam not alıyor. 
Son olarak, uslup ve icerik olarak kesinlikle doyurucu olarak nitelendirebileceğim bir kitap ve şimdiden benim yazarı ile bir gönül bağı kurmama vesile oluyor..Umudumuz daim, gökyüzümüz mavi olsun..
#kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
5

70'ler nâmı diğer tutumluluk çağı.. Yok'un Yok olduğu günümüze nazaran daha naif daha tâmahkâr yıllar.. Ayfer Tunç ile tanışma fikrim uzun zamandir vardı ve bu zamana nasip oldu tanismak. Geç de olsa tanısılmisliğin gerçeklesmesi, neden daha önce tan

Kumbağ, Tekirdağ, Turkey
Bu Ülke | Kitap Yorumu

Uzun sayılabilecek bir zaman sonra tekrardan kitap yorumu bırakmak nasip oldu, nasiplerimiz kitap kokusu kadar güzel olsun duası ile yeni bir yoruma başlıyorum dostlar. Düşün hayatımızın önemli insanlarından olan Cemil Meriç'in bu eseri adeta tarihimize, sosyo-ekonomik durumumuza bir çözümleme niteliğinde. Eserin geneli itibari ile kullanılan kelimeler her ne kadar TDK ile haşir neşir bir okumayı zorunlu kılsada Meriç'in ustalığını ve kültürümüze olan rasyonel gönül payını harika bir şekilde ortaya koyuyor. 
Tarihsel sürecimizin kırılma noktalarını, bazı meselelerı toplum olarak kavrarken ki acı ve ironi dolu durumumuzu tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Bizede bir çırpıda bizim için hayatı önem taşiyan sorunsallari kavrayabilmek ve bu üstadın değerini bilmek düşüyor.

bkz.Eseri tam olarak anlatabilmek için bir kaç alıntı yapmayı zorunlu görüyor ve sizi Meriç'in adeta bir notalar uyumuna benzeyen cümlelerine bırakıyorum..  Cemiyetle beraber hakikatler de gelişir. Tek tehlike bunu kavramamak, kızıl şal görmüş İspanyol boğası gibi, her düşünceye ve her düşünene saldırmak: bu canım memleket bu yüzden cüzzamlılar ülkesidir. (Jurnal, 19.11.1964) Bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir.Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, yani ebediyete. (Kırk Ambar s.454) Kamúsa uzanan el namusa uzanmıştır. Her mukaddesi yıkan Fransız İhtilali, tek mukaddese saygı göstermiş:Kamúsa. ( Bu Ülke, syf.88) İzm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe'lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.( Bu Ülke, syf.92) Kütüphane, bütün çağların, bütün ülkelerin ölümsüzleri ile dolu. Bu ulular bezmine kabul edilmenin tek şartı, liyakat.Mâbede bayağılar giremez. (Bu ülke, syf.109)

#CemilMeriç #BuÜlke #kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #kitap #huzur #kütüphane #kitaptavsiyesi #kitapkolik
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
12

Bu Ülke | Kitap Yorumu Uzun sayılabilecek bir zaman sonra tekrardan kitap yorumu bırakmak nasip oldu, nasiplerimiz kitap kokusu kadar güzel olsun duası ile yeni bir yoruma başlıyorum dostlar. Düşün hayatımızın önemli insanlarından olan Cemil Meriç'i

Istanbul, Turkey
Bülbülün Kırk Şarkısı | Kitap Yorumu

Senin aşkın kamu derde devadır yâ Rasûlallah
Senin katında hacetler revadir yâ Rasuûllalah.' *Şeyyad Hamza

Divan edebiyatinın hakiki savunucularindan olan İskender PALA'nin roman tadindaki siyeri bir kaç gündür sicak yaz gecelerimin yoldaşı oldu. Efendimizin(S.A.V) hayatini anlatan eseri okurken zaman zaman tebessüm edip zaman zaman da hüzünlendım. Yalin ve akıcı anlatım ile konu bütünlüğünün uyumlu harmani 600 sayfaya yakın olan eseri bir çırpıda bitirmemi sağladı. Iskender PALA hocam Divan edebiyatinin efsunlu kelimelerini diğer eserlerine gore nispeten daha az kullanmış ve bu da edebi birikim, yaş gözetmeksizin her kesimden okuyucuya eserin hitap etmesini sağlamış. 
Bir yaz günü uykusuz bir gecenin sonunda sabahin ilk ışıklarıyla son sayfasını okuduğum bu eser bana acizliğimizi ve ne kadar muhtaç, basit varliklar olduğumuzu anımsattı. Kainatin, insanlığın yaratılış gayesi Nebiler nebisinin hayatı hakkindaki sınırlı bilgimden utanç ve sonra da bu kelimeleri okuyabildiğim, aciz bilgilerimi donatabildiğim derin bir huzur duydum. Bugune kadar okudugum satirlarin en gereklisini okuyabildiğim için şükrettim.. Takdir ettiğim bir ustadın güçlü kaleminden gönlümün insaniyetten uzak yanlarini onaran ve bana Nebiler nebisini 578 sayfa da hatırlamami nasip eyleyen Rabbime sonsuz hâmd olsun.. 18 Temmuz 2017 / Bir Ramazan ayının son sabahı* #İskenderPala #BulbulunKirkSarkisi #kitapkurdu #kitapaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #Huzur #kitaptavsiyesi #kitapkolik #kitapkurdu #kitapyurdu
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
2

Bülbülün Kırk Şarkısı | Kitap Yorumu Senin aşkın kamu derde devadır yâ Rasûlallah Senin katında hacetler revadir yâ Rasuûllalah.' *Şeyyad Hamza Divan edebiyatinın hakiki savunucularindan olan İskender PALA'nin roman tadindaki siyeri bir kaç gündür

Istanbul, Turkey
Huzur | Kitap Yorumu 

Mümtaz, üç gündür hastabakıcının peşindeydi. Bir yığın adres almış, telefon etmişti.Fakat bizim memlekette aranan kaybolur. Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.'Tanpınar, Huzur. Syf. 12

Yaklaşık bir haftadır elimde olan ve paragraflarını irdeleyerek, içinde bulunan öz türkçe kelimeleri anlayabilmek adına elimden TDK sözluğünü düşürmeyerek okuduğum Tanpınar'ın bu kült eserini an itibari ile bitirmiş bulunmaktayım.
Düşün hayatımızın mihenk taşlarından olan Tanpınar bu eserinde birey üzerinden çeşitli toplumsal tezahürlerimizi temellendirerek yıllardan beri toplumsal hafızamızı meşgul eden Şark, Garp, bireycilik, İhtilal ve cemiyet gibi kavramların içini açıyor. Yeri geliyor Sayin Nurettin Topçu hocamızın tasviri ile hareket ahlakina âtıfta bulunuyor ve bu ölçütten yola çıkarak bir takım kaidelere varıyor, yeri geliyor bireyin içinde bulunduğu saadet, yeis gibi kavramlar üzerinden toplumsal arka planımizı gözler önüne seriyor.

Filhakika eser hiç bir ideolojik kaygı barındirmadan dönemin (19.yy II.yarısı ) toplumsal iskeletini bütün açıklığı ile ortaya çıkarıyor. Kitabi okurken bir yandan karekterlerin içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışıyor öte yandan her karekterin baskın duygu durumlarının aslında o dönemde ki toplumsal kodlamalarımızin bir karşılığı olduğunun ayirdina variyoruz.
Yazarin zaman zaman öz türkçe kelimeleri yoğunlaştırdığı için anlamin bütünlüğüne vâkıf olabilmek adına kelimelerin anlamlarının mutlaka öğrenilmesi gerektiğini belirtiyor, Tanpınar'ın bu kült eserini şiddetle tavsiye ediyorum. 
#kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever  #kitapkokusu #Tanpınar #Huzur #kitaptavsiyesi #kitapkolik
1kedi1adam1çay☕ - @birkedibiradambircay Instagram Profile - inst4gram.com
birkedibiradambircay
6

Huzur | Kitap Yorumu Mümtaz, üç gündür hastabakıcının peşindeydi. Bir yığın adres almış, telefon etmişti.Fakat bizim memlekette aranan kaybolur. Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.'Tanpınar, Huzur. Syf. 12 Yaklaş