@marksist_ideoloji - Marksist İdeoloji

Sayfamız, Sosyalizm ve Marksizm'i tanıtmak amacı ile kurulmuştur. Sayfa Yöneticileri: @yavuzcan.vural @alieelik @suha_torun @ferhat.krts67
Advertisement
... Batı Avrupalı kapitalist ülkeler sosyalizme doğru gelişimlerini
tamamlayıncaya dek dayanabilecek miyiz? ... Onlar bu gelişimlerini,
sosyalizmin yavaş yavaş 'olgunlaşması' yoluyla değil, emperyalist savaşta
yenilen ülkelerden ilkinin sömürülmesi ile birlikte Doğunun tümünün
sömürülmesi yoluyla tamamlıyorlar. Öte yandan kesinlikle Birinci Emperyalist
Savaşın sonucu olarak Doğu, tamamıyla devrimci hareketin içine çekilmiştir,
tamamıyla dünya devrimci hareketinin genel girdabı içine çekilmiştir. Büyük Lenin
Paylaşan @alieelik
#marx#enverhoxha#lenin #marxism #leninism #stalin
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

"... Batı Avrupalı kapitalist ülkeler sosyalizme doğru gelişimlerini tamamlayıncaya dek dayanabilecek miyiz? ... Onlar bu gelişimlerini, sosyalizmin yavaş yavaş 'olgunlaşması' yoluyla değil, emperyalist savaşta yenilen ülkelerden ilkinin sömürülme

Açıktır ki, iki tür diktatörlük vardır. Birincisi, halkı hedef alan, bir azınlığın diktatörlüğü, bir küçük grubun diktatörlüğü, Treporların ve Ignatyerlerin diktatörlüğü. Bu tür diktatörlüğün başında, genellikle, gizli kararlar alan ve halkın çoğunluğunun boyundaki ipi daraltan bir danışmanlar grubu bulunur. Marksistler böyle bir diktatörlüğün düşmanıdırlar ve böyle bir diktatörlüğe karşı, bizim gürültücü anarşistlerimizden çok daha kararlı bir şekilde ve özveri ile savaşırlar. Bir başka tür diktatörlük ise, burjuvaziyi, azınlığı hedef alan Proleter çoğunluğun diktatörlüğü, yığınların diktatörlüğüdür. Bu diktatörlüğün başında yığınlar bulunur. Burada ne bir danışman grubuna, ne de gizli kararlara yer vardır, burada her şey açıkça, sokaklarda, toplantılarda yapılır - çünkü bu, sokağın, yığınların diktatörlüğüdür, bütün ezenleri hedef alan bir diktatörlüktür. Marksistler böyle bir diktatörlüğe dört elle sarılırlar, çünkü böyle bir diktatörlük, büyük sosyalist devrimin görkemli başlangıcıdır. Anarşist baylar, bu birbirlerini karşılıklı olarak yadsıyan iki diktatörlüğü karıştırdılar ve gülünç duruma düştüler. Marksizmle değil, kendi yarattığı hayalle savaşıyorlar. Marx ve Engels'le değil, rahmetli Don Kişot'un kendi zamanında yaptığı gibi, yel değirmeniyle savaşıyorlar. İşte üçüncü 'suçlama' nın sonu da budur. - Josef Stalin (Anarşizm mi Sosyalizm mi?)
Paylaşan : @yavuzcan.vural
#sosyalizm #marksizm #stalin #anarşizm #komünizm #lenin #sscb #leninizm #marksizmleninizm
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
3

"Açıktır ki, iki tür diktatörlük vardır. Birincisi, halkı hedef alan, bir azınlığın diktatörlüğü, bir küçük grubun diktatörlüğü, Treporların ve Ignatyerlerin diktatörlüğü. Bu tür diktatörlüğün başında, genellikle, gizli kararlar alan ve halkın çoğunl

KAPITALIST DEVLETLERIN TEK PARTI SUCLAMASI : Sovyetler Birliği, Lenin ve Stalin döneminde kendi vatandaşlarına, batılı Demokrasilerin kendi  vatandaşlarına veremediği bir sürü hakkı sovyet halkına vermiştir. Bu hakların sovyet halkının sahip olması, kapitalist devletleri korkuya düşürmüş ve yıllardır süren Anti-Komünizm süreci başlamıştır. Çünkü kendi vatandaşları, sovyet vatandaşlarının elde ettiği hakları görürse kapitalist ülkelerden de böyle hakları isteyeceklerinden dolayı kapitalistler, Komünizmi kötüleyecek şeyler üretmiş, üretilen şeyler doğru bilgi olmadığı halde kendi halkına inandırmayı başarabilmiş. Kapitalistler, tek parti rejimi suçlamasında bulunmuşlardır. Oysa Marksist-Leninist tez, burjuva demokrasilerindeki farklı partilerin emekçileri bölerek birlik olmalarını engellediği yönündedir. Marksizm-Leninizm'e göre parti kavramı şu şekildedir;
Toplumsal konumu gereği proletarya, sınıflı toplumsal yapıyı sona erdirecek olan iradedir. Marx'a göre bu irade, proletaryanın doğal olarak kurup benimseyeceği bir çeşit parti olacaktır. Marx için bu parti, proletaryanın içinden tamamen tarihsel bir zorunluluk ve kapitalizmin çelişkileri sonucu ortaya çıkar. Bu noktada Marx'ın saptaması, partinin devrim için bir aygıt ve proleteryanın örgütlenmiş bir biçimi, onun buluşma alanı olmasıdır. Devrimi yapansa, proletaryanın bizzat kendisidir.Tam bu noktada Lenin bu iradeyi öncü Komünist Parti önderliğindeki proletarya olarak tanımlamıştır. Marksizm-Leninizm ifadesinde tanımlama yapılan Leninizm noktası, buradaki öncü parti vurgusudur. Bilinçsiz ve örgütsüz proletaryayı lümpen proletarya olarak tanımlayan Marx'ın görüşlerini genişleten Lenin, bu saptamasında devrimin proletarya için yapılmış olsa da, devrimin birincil öğesi ve yaratıcısı kurulmuş olan marksist partidir görüşünü beyan etmiştir. Bir kısım marksist düşünür, bunu Leninizm ve Marksizm arasındaki ince farklardan biri olarak tanımlamaktadır.
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
1

KAPITALIST DEVLETLERIN TEK PARTI SUCLAMASI : Sovyetler Birliği, Lenin ve Stalin döneminde kendi vatandaşlarına, batılı "Demokrasi"lerin kendi vatandaşlarına veremediği bir sürü hakkı sovyet halkına vermiştir. Bu hakların sovyet halkının sahip olması

İspanyol Gribi
İlk olarak 1918 yılının Mart ayında Amerika’nın New Mexico eyaletinde teşhis edilmiştir
Aynı yılın Eylül-Kasım aylarında Ülkemizde dahil olmak üzere tüm Dünya’yı etkisi altına almıştır.
Elli milyon kişinin canına mal olmuştur

Peki adı neden İspanyol Gribidir?
Sanıldığından aksine hastalık İspanya da çıkmamıştır. 
Emperyalist İşgalci Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sırasında sansür politikası yüzünden savaşa katılan ülkeler bu hastalığı duyuramıyordu. Ancak savaşa katılmayan İspanya gazetelerinde bu hastalığı duyurduğu için hastalığın adı İspanyol Gribi olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk'ün de bu hastalığa yakalandığı iddia edilir.

Amerika milyonlarca insanın hastalık yüzünden kırılmasına karşı hiç bir önlem vs.almamıştır
Burada görülüyor ki Emperyalist Amerika vatandaşından çok petrol ve işgali düşünmektedir.
Batı propagandası nedeni ile ölenler hükümetin umursamaz tavırları nedeni ile değil de başka nedenler ile hayatlarını kaybettikleri söylenmesi yüzünden Amerika bu salgın nedeni ile suçlu tutulamaz iken, Sovyet hükümeti en ufak kıtlık ve salgın nedeni ile katil cellat damgası yiyor.
Batı medyasının propagandasının sonuçlarından biridir

Paylaşan @alieelik
#marx#enverhoxha#lenin
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

İspanyol Gribi İlk olarak 1918 yılının Mart ayında Amerika’nın New Mexico eyaletinde teşhis edilmiştir Aynı yılın Eylül-Kasım aylarında Ülkemizde dahil olmak üzere tüm Dünya’yı etkisi altına almıştır. Elli milyon kişinin canına mal olmuştur Peki adı

SSCB 1936 ANAYASASI : Anayasa, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin önderliğindeki 31 üyeli özel komisyon tarafından kaleme alınmıştır. Bunu kaleme alan önemli isimler arasında Kliment Voroshilov, Andrey Jdanov, Vyacheslav Molotov, Maksim Litvinov gibi önemli isimler vardır. Anayasa, seçme hakkının önündeki engelleri kaldırarak genel oy hakkı tanımıştır. Her insanın çalışma hakkı tanınmış ve anayasa güvene almıştır. Ücretsiz sağlık hakkı, ücretsiz emeklilik haklı, ücretsiz konut hakkı, ücretsiz eğitim hakkı ve kültürel haklar güvence altına alınmıştır. Anayasa ile devlet dairelerine ve organlarına doğrudan seçilmenin bir yolu açılmıştır. Anayasa ile Merkez Yürütme Komitesi'nin adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Yüksek Sovyeti olur. Yüksek Sovyet iki kamaralıdır; Birlik Sovyeti ve Uluslar Sovyeti. Anayasa Yüksek Sovyete iş yükünü hafifletmek için yetkili komisyonlar kurma yetkisi vermiştir. Yüksek Sovyet Prezidyumu Yüksek Sovyet toplantıları arasında tam yetkiliydi. Yüksek Sovyet Prezidyum Başkanı şekilsel olarak devletin başı konumundaydı. Bakanlar kurulu olan Sovnarkom ise iktidarın yürütme ayağını oluşturmaktaydı. Anayasaya 1944 yılında yapılan değişikliklerle her sovyet cumhuriyetinde Kızıl Ordu’nun ayrı bir kolunun kurulması öngörülmüştür. Ayrıca her cumhuriyette dış işleri ve savunma bakanlıkları oluşturularak uluslararası yasalara göre bağımsız devletler kategorisine girmeleri amaçlanmıştır. Bu sayede Ukrayna ve Belarus Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri 1945 yılında Birleşmiş Milletler örgütüne kurucu üye olarak katılmıştır. Anayasanın en önemli konularından biri, özel mülkiyettir. Bu anayasa, burjuvanın etkisini tamamen yok ederek yerine kolektivizmi, yani toplumsal mülkiyeti oluşturur. Burjuvalar, SSCB'de özel mülkiyetin tamamiyle kaldırıldığını söylese de, oysa ki sadece üretim araçlarının özel mülkiyeti kaldırılmıştır. Bir Sovyet vatandaşı, araba gibi kişisel eşyaları hala alabilir, bunları mülk edinebilirdi. Toplumsal mülkiyetten elde edilen gelirler halka, devlet hastaneleri, okullar, tedavi ve dinlenme yurtları, sanatoryumlar ve halkın hizmetinde bulunan daha birçok başka kuruluş biçiminde dönmektedir.
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
2

SSCB 1936 ANAYASASI : Anayasa, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin önderliğindeki 31 üyeli özel komisyon tarafından kaleme alınmıştır. Bunu kaleme alan önemli isimler arasında Kliment Voroshilov, Andrey Jdanov, Vyacheslav

Proletarya Diktatörlüğü :
Marxizm de Sosyalizm ile Komünizm arasındaki dönemin siyasal kısmıdır.

Marx'a göre bir yerde bir sınıfın bariz bir özgürlüğü var ise o sınıfın diktatörlüğü vardır.

Fakat proletarya diktatörlüğü toplumun çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçilerin bizzat kendilerinin sömürücü azınlığa karşı uyguladıkları bir diktatörlüktür.

Marksizmde diktatörlük kavramı bir siyasal yönetim biçimini değil, sınıf egemenliğini anlatır. O halde proletarya diktatörlüğünde toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekçi sınıflara dönük bir baskı ve zorbalık söz konusu olamaz. Onlar daha önce hiç yaşamadıkları kadar özgürlük ve demokrasiye kavuşacaklardır. Zira kendileri üretip kendileri yönetmeye başlamış olacaklardır. Ancak eskinin ezen ve sömüren sınıflarını oluşturan azınlık, ayrıcalıklarına tekrar kavuşmak için işçi ve emekçilerin egemenliğine karşı faaliyet yürüttüğü ölçüde, işçi sınıfı bunun önünü almak için doğal olarak her türlü tedbiri alacak ve gerekli olduğu ölçüde zora da başvuracaktır.

Burjuvazi ikiyüzlülük etmek ve gerçekte, burjuvazi diktatörlüğü, sömürücülerin emekçi yığınlar üzerinde diktatörlüğü olan (burjuva) demokratik cumhuriyete, tüm halkın iktidarı ya da genel olarak demokrasi, ya da saf demokrasi adını vermek zorundadır. ... Gerçekte, demokratik cumhuriyet, kurucu meclis, genel oy, vb., burjuvazi diktatörlüğüdür, ve emeği kapitalist boyunduruktan kurtarmak için, bu diktatörlüğün yerine proletarya diktatörlüğünü geçirmekten başka hiçbir yol yoktur. Önder Lenin

Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin#stalin #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

Proletarya Diktatörlüğü : Marxizm de Sosyalizm ile Komünizm arasındaki dönemin siyasal kısmıdır. Marx'a göre bir yerde bir sınıfın bariz bir özgürlüğü var ise o sınıfın diktatörlüğü vardır. Fakat proletarya diktatörlüğü toplumun çoğunluğunu oluştur

Advertisement
SOSYALIZM VE PARLAMENTO ILIŞKISI : Marks ve Engels'in sosyalizmi, Lenin'in Sosyalizmi, tabiri caizse Bilimsel Sosyalizm Parlamento'yu Burjuvanın ahırı olarak görmüştür (Önder Vladimir Lenin'in tabiri ile). Marx, Parlamentoyu Domuzun ahılı olarak görür.Parlamentoda, işçi sınıfının zincirlerini kıracak kararlar alınmaz, burjuva siyasi üstünlüğünü elinde parlamento sayesinde tutar. Oradan çıkan hiçbir karar, işsizliği bitiremez ve hiçbir Demokrasi emekçilerin sırtındaki sermaye yükünü sırtlarından indiremez. Burjuva devletin diğer kurumları gibi parlamento da, ne devletin varlığını dışlayan sınıfsız topluma ait bir örgütlenme biçimi olabilir, ne de buna geçiş döneminin bir aracı olabilir. Buradaki geçiş döneminden kastımız, Vladimir Lenin'in tabiri ile Proletarya Diktatörlüğünün ilanıdır. Bu işçi devleti, Komünizm'e hazır bir toplum yetiştirmekle görevlidir, Proleter devletin bir diğer görevi ise kapitalist sistemin kırıntılarını bir araya gelmeden yok etmektir. İşte dünyada, kapitalizm'in hükmü son bulduğu vakit geçiş süreci tamamlanacaktır. Konumuza dönelim, nasıl ki günümüzün devleti “tüm halkın devleti” değil de toplumda bir azınlık olan burjuvazinin devletiyse, onun bir parçası olan parlamento da aynı şekilde burjuvazinin parlamentosudur. Aranızda soranlar olacaktır, Sosyalizm nasıl gelecektir? diye. Efendim, Sosyalizm seçim ile kesinlikle gelemez. Seçimler, Burjuvanın çıkarlarına hizmet eder ve sosyalizm kazansa dahi, burjuvazi hala ekonomide ve toplumsal alanda otoritesini elinde tutacaktır parlamento var olduğu için. Bu yüzden tam bir sosyalizm, hatta sosyalizm elde edemeyiz. Seçim ile sosyalizmde, hala burjuva partilerin ortada dolaşacağını ve sosyalist Hükümetin kararlarına protesto çekeceğini, parlamentoda red edileceğini unutmamak gerek. Maksatları, burjuva sınıfının siyasi otoritesini korumaktır (Ülkemizde bu partiler AKP, CHP, MHP ve HDP'dir...). Sosyalizm, tek bir Proleter parti altında örgütlenmiş Proletarya sınıfının üstünlüğüyle oluşturulan bir ihtilal ile kurulabilir. Önder Stalin'in dediği gibi Üç şeye ihtiyacımız var. Birincisi silah, ikincisi silah, üçüncüsü yine silah.
Yazan : @yavuzcan.vural
#sosyalizm #marx #komünizm #leninizm
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
5

SOSYALIZM VE PARLAMENTO ILIŞKISI : Marks ve Engels'in sosyalizmi, Lenin'in Sosyalizmi, tabiri caizse "Bilimsel Sosyalizm" Parlamento'yu Burjuvanın ahırı olarak görmüştür (Önder Vladimir Lenin'in tabiri ile). Marx, Parlamentoyu "Domuzun ahılı" olarak

SSCB VE STALIN HAKKINDA IFTIRALAR [2] : Gulag kampları, özellikle Burjuva yazarların ve revizyonist sol görüşün, Stalin ve Sovyetler'e karşı saldırısının çoğunu gulag kampları oluşturmaktadır. Kimi burjuva yazarına göre 20 milyon kimisine göre 60 milyon ölümden bahsedilmektedir. Özellikle George Orwell gibi burjuva yazarlar ile işbirliği yürüten Robert Conquest gibi yazarlar bu konu üzerinde tarihi çarpıtmalarda bulunurlar. Conquest'e göre gulaglarda ölen insan sayısı 3 milyondur. Halbuki, bu sayının hiçbir kaynağı yoktur. Şimdi de, The American Historical Review araştırma merkezinin bize sunduğu veriler ile karşılaştıralım. Bu araştırma merkezi bu verileri, 1990 yılında bazı Rus tarihçilerin sovyet devlet arşivlerini basına sunması yolu ile elde etmiştir ve güvenilir kaynaklardır. Conquest'e göre, 1937-39 yılları arasında, gulag kamplarında 12 milyon politik suçlu bulunmaktadır ve 3 milyonu kamplarda ölmüştür. Fakat Conquest'in iddiası çarpıtılmış bir iddiadır. Araştırma merkezinin verdiği verilere göre, 1937-53 yılları arasında toplamda 12 milyon değil, 2 milyon suçlu bulunmuştur. Ve bunların sadece 454.000'i politik suçlulardır. Bu suçlular, Sovyet iktidarını yıkmak isteyen, burjuva ülkeler ile işbirliği yapan, Komünist Parti içerisinde hizipçilik yürüten kimselerden oluşmaktaydı. 1937-39 yılları arasında gulaglarda ölen sayısı 160.000'dir. 3 milyon değildir. Bu da demek oluyor ki, bu politik suçlular sadece kampın %25'ini oluşturmaktadır. Geriye kalan %75'lik kesim ise normal suçlulardan oluşmaktaydı. Burada bulunan her suçlunun kurşuna dizildiği iddiası yanlıştır. Çünkü kampta bir çok insan belirli bir yaşı geçmişti. 2.Dünya savaşı sırasında gulaglardaki politik suçlu sayısı 578.000'e yükselmiştir. Bunlar da, naziler ile işbirliği yapan kızıl ordu saflarını satıp kendi ülkesine kurşun sıkan kimselerden oluşmaktaydı. Conquest, zamanında bir çok burjuva yazardan övgüler almış, ve örnek birisi olarak görülmüştü. Bu yazarlar arasında Aleksandr Soljenitsindir. Soljenitsin, 2.Dünya savaşı yıllarında nazi sempatizanı olduğu bir gerçektir. Kendisi, nazizmin büyük sempatizanlarından olup, Stalin ve Sovyetleri suçlamıştır. Sovyet hükümetine karşı yaptığı...
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
5

SSCB VE STALIN HAKKINDA IFTIRALAR [2] : Gulag kampları, özellikle Burjuva yazarların ve revizyonist sol görüşün, Stalin ve Sovyetler'e karşı saldırısının çoğunu gulag kampları oluşturmaktadır. Kimi burjuva yazarına göre 20 milyon kimisine göre 60 mil

Advertisement
“Elbette bir bildiği var bu çocukların.
Kolay değil öyle genç ölmek.
Yeşil bir yaprak gibi yüreği.
Koparıp ateşe atmak,
Pek öyle kolay değil.
Hem öyle bir ağaç ki şu yaşam denilen şey,
Yalnız bir bahar çiçeklenir.
A benim gülüm..”
Ulaş Bardakçı 19 Şubat 1972'de katledildi.
Paylaşan : @alieelik
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

“Elbette bir bildiği var bu çocukların. Kolay değil öyle genç ölmek. Yeşil bir yaprak gibi yüreği. Koparıp ateşe atmak, Pek öyle kolay değil. Hem öyle bir ağaç ki şu yaşam denilen şey, Yalnız bir bahar çiçeklenir. A benim gülüm..” Ulaş Bardakçı 19 Şu

Yakın gelecekte zincir nereden kırılacaktır? Gene en zayıf bulunduğu noktadan.
Zincirin, örneğin Hindistan'da kırılması olanaksız değildir. Niçin? Çünkü
Hindistan'da genç ve ateşli bir devrimci proletarya var, ve bu proletarya, ulusal
kurtuluş hareketi gibi itiraz kabul etmeyen bir müttefike sahip. Çünkü, bu
ülkede, devrime karşı duran düşman, her türlü manevî saygınlıktan yoksun ve
Hindistan'ın bütün ezilen ve sömürülen kitlelerinin nefretini haketmiş olan,
herkesin tanıdığı yabancı emperyalizmdir.
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin #stalin#marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
1

Yakın gelecekte zincir nereden kırılacaktır? Gene en zayıf bulunduğu noktadan. Zincirin, örneğin Hindistan'da kırılması olanaksız değildir. Niçin? Çünkü Hindistan'da genç ve ateşli bir devrimci proletarya var, ve bu proletarya, ulusal kurtuluş har

Tek ayrıcalıklı sınıf çocuklardır. Büyük Lenin.
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin#stalin #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

Tek ayrıcalıklı sınıf çocuklardır. Büyük Lenin. Paylaşan @alieelik #marx #enverhoxha #lenin #stalin #marxism #leninism

Burjuva ve revizyonist parlamentolarda kabul edilen yasalar egemen sınıfın iradesini ifade eder ve
onun çıkarlarını korur. Bu yasalardan parlamenter çoğunluğu oluşturan sermaye partileri yararlanırlar.
Fakat, sözümona muhalefette olan ve çoğu kaz işçi aristokrasisinin ve zengin köylülerin çıkarlarını
temsil eden öteki partiler de yarar sağlamaktan geri kalmazlar. Büyük sermayeyi destekleyen
parlamenter çoğunluk partilerine karşı tavır alıyormuş gibi görünen bu «muhalefet» partileri feryat
ederler, «eleştiriler» vb. Fakat onların bütün feryatları ve eleştirileri işsizliğe, dışarıya göçe ya da
enflasyona son verecek hiç bir şey getirmez. Parlamenter muhalefin hiç bir çığlığı, fiyat artışlarının,
kaosun ve yaşamın soysuzlaşmasının ve hatta cinayetlerin (sokaklarda gece gündüz devameden
öldürmelerin, yolkesmelerin ve adam kaçırmaların) gittikçe daha fazla tehdit edici bir hal almasını
önleyemez.Ve kapitalistler ve revizyonistler bu kaosa ve düzensizliğe, suçlular için bu suç işleme
özgürlüğüne «gerçek demokrasi» diyorlar!
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin#stalin #leninism #marxism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
3

Burjuva ve revizyonist parlamentolarda kabul edilen yasalar egemen sınıfın iradesini ifade eder ve onun çıkarlarını korur. Bu yasalardan parlamenter çoğunluğu oluşturan sermaye partileri yararlanırlar. Fakat, sözümona muhalefette olan ve çoğu kaz i

Tarihin en büyük buluşu yapılmış, proleter tip bir devlet yaratılmıştır. Yeryüzünde hiçbir güç sovyet devletinin yaratılmış olduğu gerçeğini yok edemez. Bu tarihsel bir zaferdir. Yüzlerce yıldır devletler burjuva modele göre yaratıldı ve ilk kez burjuva olmayan bir devlet keşfedildi. Yönetim aygıtımız bozuk olabilir; ama icat edilen ilk buharlı makinenin de bozuk olduğu söyleniyor. Hatta hiç kimse bu buharlı makinenin çalışıp çalışmadığını bilmiyor; ama önemli olan bu değil; önemli olan buharlı makinenin bulunmuş olmasıdır. İlk buharlı makinenin hiçbir işe yaramadığını varsaysak bile somut gerçek, bugün artık buharlı makinelere sahip olduğumuz gerçeğidir. Yönetim aygıtımız çok bozuk olsa bile onun yaratılmış olduğu gerçeği değişmez. Büyük Lenin 
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin #stalin #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

Tarihin en büyük buluşu yapılmış, proleter tip bir devlet yaratılmıştır. Yeryüzünde hiçbir güç sovyet devletinin yaratılmış olduğu gerçeğini yok edemez. Bu tarihsel bir zaferdir. Yüzlerce yıldır devletler burjuva modele göre yaratıldı ve ilk kez burj

Reformizm, sosyalizmi uzak bir hedef olarak görür, bundan öte bir şey değil ve gerçekte sosyalist devrimi reddeder ve sosyalizmi barışçı araçlarla kurmayı amaçlar. Reformizm, sınıf mücadelesini değil, sınıf işbirliğini savunur. Yoldaş Stalin
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin #stalin #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
5

Reformizm, sosyalizmi uzak bir hedef olarak görür, bundan öte bir şey değil ve gerçekte sosyalist devrimi reddeder ve sosyalizmi barışçı araçlarla kurmayı amaçlar. Reformizm, sınıf mücadelesini değil, sınıf işbirliğini savunur. Yoldaş Stalin Paylaşan

Proletarya diktatörlüğü, burjuva düzenin temelinden fışkırmaz, burjuvazinin
devrilmesinden sonra bu sınıfın kaldırılması, büyük toprak sahiplerinin ve
kapitalistlerin mülksüzleştirilmesi, başlıca üretim araçlarının toplumsallaştırıl-
ması süreci sırasında, zorlu proletarya devrimi süreci sırasında ortaya çıkar.
Proletarya diktatörlüğü, burjuvaziye karşı zor kullanmaya dayanan devrimci bir iktidardır. Yoldaş Stalin, Leninizm ilkeleri.
Paylaşan @alieelik
#marx #enverhoxha#lenin #stalin #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
0

Proletarya diktatörlüğü, burjuva düzenin temelinden fışkırmaz, burjuvazinin devrilmesinden sonra bu sınıfın kaldırılması, büyük toprak sahiplerinin ve kapitalistlerin mülksüzleştirilmesi, başlıca üretim araçlarının toplumsallaştırıl- ması süreci s

Cezayir “sosyalizmi”nden söz ediliyor, fakat gerçekte bu tür 
bir sosyalizmin Marksizm-Leninizmin bilimsel uygulaması ve 
bizde ki sosyalizm kavramıyla hiçbir ilgisi yoktur. Cezayir’de bir 
burju va demokratik rejim, dış sermayenin etkinliğinde, özellikle 
de Milli Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bile yayılmakta devam eden 
derin kökleriyle Fransız sermayesi altında inşa edilmektedir. So-
run, Ben Bella rejiminin, asla Marksist-Leninist bir çizgiye sahip 
olmamış olan sözde Cezayir Komünist Partisi’ni tasfi ye etmesi 
değildir. Şimdi, modern revizyonizmin gelişmesiyle bu parti, 
kendi yönü nü, yani tümüyle tasfi ye olup Ulusal Kurtuluş Cep-
hesi’yle birleş me yönünü tayin etmiş bulunuyor. Ben Bella re-
jiminin çözmekte veya uygulatmakta olduğu hiçbir ekonomik, 
politik ve yönetimsel reformun sosyalizmle ortak bir yanı yoktur. 
Cezayirliler, Titocu “özyönetim”den belirli yönetimsel biçimler 
ve formüller benimsediler ve bazı kapitalist nitelikli köylü koope-
ratifl eri ve devlet çiftlik leri yarattılar. Tarımsal reformlardan ve 
Fransız sömürgecilerinin mülksüzleştirilmesinden söz edilse de, 
bunlar, gerçek başarılar ol maktan çok uzaktır. Cezayir, kendi-
ni bir “Küba Marksizmi” veya “Küba sosyalizmi”nin gelişmiş bir 
biçimi olarak sunmaya çalışı yor ve Ulusal Kurtuluş Cephesi’yle 
birleşmiş legal komünistler, Kü ba Komünist Partisi içerisindeki 
Blas Rocas taraftarları gibi, bu cephe içerisinde çalıştıklarını id-
dia ediyorlar ve basın ve propa ganda dışında hiçbir şey yapmı-
yorlar. Ve ortaya koydukları ne “hoş” bir etkinlik!!! Aslında on-
lar eklektik içeriğiyle Kur’an’ı be nimsediler ve şimdi de, İslamın 
birçok moral değerler bakımından sosyalizme uygun olduğunu 
göstermeye çalışıyorlar. Onlara kalır sa, Ben Bella ve diğer lider-
ler Sovyet revizyonistleri, Titocular, Amerika ve Fransa’yla ilişki-
ler içinde olmayı ve onlardan her türlü malzeme yardımı almayı 
isterler. Böylece onlar, aralarında bir Çin Seddi olsa bile, bilimsel 
sosyalizm yerine gerçekte “pratik sosya lizm” yandaşı olduklarını asla kabul etmezler. Enver Hoxha - Ortadoğu Sorunu Üzerine.
#marx #enverhoxha#lenin #stalin #marxism #leninism
Paylaşan @alieelik
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
3

Cezayir “sosyalizmi”nden söz ediliyor, fakat gerçekte bu tür bir sosyalizmin Marksizm-Leninizmin bilimsel uygulaması ve bizde ki sosyalizm kavramıyla hiçbir ilgisi yoktur. Cezayir’de bir burju va demokratik rejim, dış sermayenin etkinliğinde, özel

#Vietnam savaşından sonra ne oldu? Daha önceki Gönderimizde savaşı anlatmaya çalışmıştık şimdi de savaştan sonra olan olayları anlatacağız.

kuzey vietnam'ın güneyi ele geçirmesi ve bu suretle, ii. dünya savaşı'ndan sonra bölünmüş olan bu ülkeyi kendi kontrolu altında birleştirmiş olması, bir diğer bölünmüş ülkenin kuzeyi olan kuzey kore'yi de harekete geçirdi. komünist kuzey kore'nin lideri kim ii sung 1975 nisanında peking'i ziyaret ederek, güney kore'ye karşı girişeceği hareket için çin'den destek istedi. halbuki şimdi çin'in güney-doğu asya gelişmelerine bakışı çok farklı idi ve çin'in değerlendirmelerinde sovyet faktörü ağır basıyordu. bu sebeple çin, kuzey kore'nin girişmek istediği teşebbüsü desteklemeye yanaşmadı. kaldı ki, kuzey kore'nin niyetini sezinleyen birleşik amerika, hemen ağırlığını güney kore'nin yanına koydu ve güney kore'ye herhangi bir saldırı halinde amerika'nın her türlü yardımı yapacağını bildirdi.

bu durum karşısında, kim ii sung hevesinden vazgeçmek zorunda kaldı. kuzey vietnam'ın güney vietnam'ı işgali, güney-doğu asya'nın diğer ülkelerinde büyük bir telaş ve korkuya sebep oldu ve tarafsızlık eğilimlerini kuvvetlendirdi. bunun birinci sebebi, gerilla savaşı ve yıkıcı faaliyetlerde kuzey vietnam'ın gerçekten yetenekli olduğunun ortaya çıkması idi. ikincisi ise, güney vietnam'ın teslim olması çok miktarda amerikan silah ve askeri malzemesinin komünistlerin eline geçmiş olmasıydı.

Devamı yorumda

#Vietnam #hochiminh #marx #lenin #Che #marxism #leninism
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
12

#vietnam savaşından sonra ne oldu? Daha önceki Gönderimizde savaşı anlatmaya çalışmıştık şimdi de savaştan sonra olan olayları anlatacağız. kuzey vietnam'ın güneyi ele geçirmesi ve bu suretle, ii. dünya savaşı'ndan sonra bölünmüş olan bu ülkeyi kend

SOVYETLER BIRLIGI 5 YILLIK KALKINMA PLANI : Josef Stalin, 1924 yılında henüz iç savaşı yeni durdurmuş bir ülkenin, ekonomisi zayıf bir ülkenin başına geçmişti. 1921 başında sınai üretim savaş öncesi dönemin sadece yüzde 12’si kadarken, 1920’de tahıl üretimi savaş öncesi mahsulün yüzde 64’ünden daha azdı. Pek çok maden tahrip edilmişti. Sadece birkaç fabrika ve tesis hâlâ çalışıyorken, kent ve köyler yıkıntı halindeydi. Savaştan ekonomisi yorgun olarak ayrılan Rusya, o zamanlarda dikkat çekecek derecede yavaş ama emin adımlar atmıştı. Ne yazık ki dünya bu tür bir devleti kaldıramayacak bir kapitalist sistem tarafından yönetilmekteydi. Josef Stalin, çağının durumundan farkındaydı ve kendi ülkesini kapitalist devletlere karşı korumak için sağlam bir ekonomi inşa etmesi gerektiğinin farkındaydı. Sovyet Rusya’nın yeni lideri, önemli görevlerden sorumlu kişilerin temel hedefleriyle yüzleşmelerini sağladı: “Gelişmiş ülkelerin 50-100 yıl kadar gerisinde bulunmaktayız ve bu farkı on yılda kapatmak zorundayız. Ya başaracağız ya da bizi ezecekler”. Josef Stalin, hedefini aynen böyle anlatmıştı. 1932 yılının ocak ayında Fransız gazetesi “Le Temps” şöyle yazıyordu: “SSCB yabancı sermaye desteği olmadan ülkesini sanayileştirerek birinci raundu kazandı”. Bu da, devlet sektörünün özel sektörden daha kuvvetli olduğunu, burjuvanın artık hiçbir yetkisi olmadığını gösterir nitelikte. Josef Stalin, 5 yılda elde ettiği sonuçtan pek memnundu. Çünkü bu sayılar, Vladimir Lenin'in hedeflediği sayının iki katıydı. Tüm Rusya KP(b) Kongresi raporlarında Stalin durumu kısa ve net olarak şöyle betimliyordu: “Sonunda ülkemiz tam bir sanayi ülkesi oldu”. (Verileri gönderimizde kaydırmalı olarak attık görebilirsiniz)
Yazan : @yavuzcan.vural
#Stalin #lenin #marksizm #sosyalizm #komünizm #leninizm #sscb
Marksist İdeoloji - @marksist_ideoloji Instagram Profile - inst4gram.com
marksist_ideoloji
2

SOVYETLER BIRLIGI 5 YILLIK KALKINMA PLANI : Josef Stalin, 1924 yılında henüz iç savaşı yeni durdurmuş bir ülkenin, ekonomisi zayıf bir ülkenin başına geçmişti. 1921 başında sınai üretim savaş öncesi dönemin sadece yüzde 12’si kadarken, 1920’de tahıl